Engelliler ve Yaşam
   
 
  19. GÜN
         19 Nisan Pazar günü benim için önemli bir gündü.
Hayatımda en önemli günler nedense 19. güne rastladıgını fark ettim.
        
          Önemli bir degişim önemli bir gelişme yada kayıplar....
           
            Oglum et tüketemeyen yani vetejeryan bir çocukluk yaşadı.şimdilerde ergenlik yaşayan aile ve çevre arasında bocalayan bir birey oldugunu kanıtlamaya başladıgı, bazen hırçın bazen uysal , iç duygularındaki çatışmaları bizden saklayan her ergen çocuk gibi gelişen aslında harika bir çocuk yetiştirdigimi sanıyorum....
 
            Hafta sonu ailece sahile gittigimiz bir 19 nisan günü can’ın karnının açıkmasıyla eşim bize bir sürpriz yaptı hemen hemen her hafta sonu arkadaşlarıyla gittikleri bir dönerciye götürdü . burası öyle sıradan bir dönerci degildi. farklı otantik ama o kadarda lezzetli döner yapan bir ustanın yanına götürdü..Hayatımızda hiç bu kadar lezzetli bir döner yapan kimse yoktur ..İstanbul’un aksay semtinde çok meşhur olmuş bir dönerci evi ... yıllarını vererek çalıştırdıgı minik bir döner evi sahibinin neden küçük bir yerde takılıp kaldıgını düşündüm garip geldi bana okadar ünlü ol ve hala minik bir dükkan çalıştır . içinde bir çok çalışanı olan ve insanların kuyrukta bekledigi hatta dışarıda uzun kuyruklar oluşturulan ,bir an bile boş bulunmadıgı bu dükkanın özelligiydi... yılların emegi ve emeginin karşılıgı ...
           
            Ben insan kalabalıgını sevmedigim için eşim arabaya servis yaptırdı..Aksaray semti bana sevimsiz gelir her zaman .

            Oglum elindeki dönere bakarak ‘’güzel kokuyor ama ben ya sevmezsem’’ babası: ’’denemeden anlayamazsın’’ denemelisin nefis bir koku... yanındada ayran ıhmm’’
            
            ben ve babası gözlerimiz can’a odaklanarak gözlemlemeye başladık.elindeki döneri önce kokladı sonra bir kuşun yem yermesi gibi minicik ekmegi kopardı. çignedi .çignedi.çignedi isteksiz bir yüz ifadesi belirdi. Ama çok açtı yine ısırdı bu sefer daha bir büyük lokma aldı ve’’hımm.. güzelmiş’’ oglumun ilk etin tadını aldıgı gün benim için özeldi 13 yaşında artık yarı vetejeryan olarak et tüketimine başlamış olduk..
           
            mutlu bir gündü benim için 19 Nisan ..19 Mayıs..19 Eylül..sizinde belli günlerin takıntısı varmıdır? Sizin için gerçekten çok özel olan bir sayınız varmıdır?
 
            Bu özel günümüde siz sevgili can dostlarımla paylaşmak istedim
 
 
Sevgiyle kalın
Selma Gürbey Taşdelen
 
17.10.1970 İstanbul/Şişli doğumlu Selma Gürbey Taşdelen, 1983 yılında geçirdiği ameliyat sonucu, ortaokul son sınıfa geçtiği yıl %80 engelli olmuştur.
*
Engellerden dolayı okulu yarım bırakmak zorunda kalmıştır. Fakat 1995 yılından sonra iş hayatının içine girmiş, çalışırken bir yandan da dışarıdan okulunu okumuştur.
*
Anadolu Üniversitesi AOF Halkla İlişkiler mezunu ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi son sınıf öğrencisidir.
*
Kamuda Halkla İlişkiler Uzmanı olarak çalışmaktadır.
*
Evli ve bir çocuk annesidir.
*
Tekerlekli Sandalye kullanıyor olmasına rağmen sosyal hayatın içinde aktif olarak yer almakta ve kendi gibi engelli arkadaşlarına yardımcı olma gayretiyle birçok sosyal doku projesi içerisinde yer almaktadır.
Reklam
 
Emine Zaimoğlu Yapıcıer
 
Emine Zaimoğlu Yapıcıer 21/12/1971 doğumlu. Nişantaşı Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi resim bölümünü okudu. Resime olan düşkünlüğü çocukluk yıllarında başladı duygularını iç dünyasındaki heyecanını tuvale yansıtarak kendini ifade etti. Konuşmadan anlatabileceği hislerini mutluluğunu bazen de içindeki kaosu hayata haykırabileceği tek araç olarak gördü. Asrın çocuk evinde iki dönem resim öğretmenliği yaptı. Türkiye genelinde yapılan resim yarışmasında okuluna birçok ödül kazandırdı.
*
% 60 görme kaybı yaşayınca hayata ve tüm çevreye küstü ,onu tuvale bağlayan yegane neden doğanın renklerini silik görmek hissettiği en kötü duyguydu. Çok değerli arkadaşlarının ve ailesinin yardımıyla seramik yapmaya başladı. Bu yeniden hayata başlamanın ilk adımı oldu.
*
Birleşik Fon Bankasında çalışan Emine Zaimoğlu hem iş hayatındaki başarısı hem de hafta sonları kendi geliştirdiği yöntemle resim yaparak tüm olumsuz düşünceleri yok edileceğinin bir örneği olarak kendini gösteriyor.
*
Hayatta başarılamayacak hiçbir şey yoktur sadece yaşamı sevmek gerekir diyen sanatçının asıl amacı resimlerin satılıp; bunların gelirini görme engelli olan sağlığına kavuşabilecek maddi durumları olmayan ailelere yardım edebilmek.…
*
”Bir kitapta sen oku” kampanyasında kendi seslendirdiği şiir,hikaye ve makaleleri bulunan sanatçı tüm duyarlı insanlara seslenerek ”bir kitapta sen oku” kampanyasına davet ediyor..
 
Bugün 12 ziyaretçi (46 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Engelliler ve Yaşam