Engelliler ve Yaşam
   
 
  Engelliye engeller!
Engelliye birkaç örnekte engel.      
 
Sessizliğin doruk noktalarıdır engelli olmak, yeri gelir onlara karşı herkes, her şey susar…
Uyumak belki de içindeki sonsuz feryadı durdurmak ister insan; ama yürek bu, kalp bu susmaz uyumaz sadece sessizliğinin içindeki feryadını dinler…
Belki de yürümeyen ayaklarını suçlayarak, kabullenmekten başka şansının olmadığını görerek.
Neden son zamanlarda, o deniz kenarındaki kafe ye tavla oynamaya gitmediğini, düşünmek gibi…
Örneğin !
 Daha dün, oturduğum yerden bir yerlere çıkmak gezmek istedim. Oturduğum semte mahalleye engellinin binebileceği otobüslerden gelmiyor, mecburen metroya gitmem gerekliydi yola çıktım kaldırım çıkışları çoğu yerde yoktu ve bütün zorluğa rağmen, tahmini 500 - 600 metre yoldan sonra metro asansörü olan bir yere ulaşabildim!
Engelli asansörü ile metroya indim. Dönüşte asansörle tekrar metroya binmek için inecekken benden önce asansöre binme yarışında olan birde ayaktayız sağlıklıyız diye geçinenlere üzüldüm, o yürüyebilen kişiler için asansör yada yürüyen merdivenin ne gibi ayrımı olduğunu anlamak zor:
Çünkü asansörde de ayakta duracaklar! Yürüyen merdivende de ayakta duracaklar…
Sonuçta merdivende yürüyecek halleri yok. Ama illa da oturmak isteyen varsa devamlı ben zaten yerimi vermeye dünden razıyım sandalyemi alsınlar sağlıklarını bana versinler.
Ben onların asansörlerine dönüp bakarsam…!
 birde oradaki görevliye söylediğimde ben asansör bekçisi miyim? Lafı her noktaya dikilen o görevlilerin ne amaçla oralarda beklediklerine cevap bile bulunmazdı… aşağıda birkaç sorunumuzu dile getirmek istedim, tabi iki bu çok az birer örnektir…
 
1     Engellinin en büyük sorunu toplumdan soyutlanmış olması: ( kendini bir toplumun içine çıktığında rahatsız eden tavır ve davranışlar).
 
2     Yaşanılan konutlar, evler: ( oturduğu evine bile yardımsız, desteksiz giremiyorlar ve aileden birilerinin yardımı ile çıksalar bile daha sokağı yarılamadan kaldırım ikinci engelini gösteriyor birde birçok engelli çıkışlarına araç bırakan sürücüler sebebiyle)…
 
3     Engelli bir insanın da sevebileceğini kabul etmeyen toplumumuz: engelli isen gelinim – damadım olmazsın örneği, onlar bize nasıl bir örnek.
 
4      İstanbul 2010 da engelli başkenti olacak seçilecek denirken bile; (yeni inşa edilen binaların,halk eğitim merkezleri ve kaldırımların bile engelli ile alakasızca yapıldığı bir toplumdayız).
 
5     Toplu taşıma araçları otobüsler: ( evet belki sayılı bir şekilde bazı semtlere giriyor servisleri var, ama engelli yaralanamıyor çünkü her semte her ilçeye yok, gereksiz güzergahlara engelli otobüsleri günde defalarca servis yaparken bazı kesimlerimiz ise bu konuda çok eksik yaşıyor).
 
6     Dışarı çıkabildiği zamanlar: engelli kullanabileceği bazı noktalarda bir wc, lavabo hiç bir şey bulamaması, diğer sağlıklı kişilerden engelli asansörlerini kullanamaması ve bunu orda bekleyen görevlinin sağlamaması bunu söylediğinizde ben asansörümü bekli cem gibi tepkilerle karşı, karşıya kalması… 
 
                                                                          Aysel oturak
Selma Gürbey Taşdelen
 
17.10.1970 İstanbul/Şişli doğumlu Selma Gürbey Taşdelen, 1983 yılında geçirdiği ameliyat sonucu, ortaokul son sınıfa geçtiği yıl %80 engelli olmuştur.
*
Engellerden dolayı okulu yarım bırakmak zorunda kalmıştır. Fakat 1995 yılından sonra iş hayatının içine girmiş, çalışırken bir yandan da dışarıdan okulunu okumuştur.
*
Anadolu Üniversitesi AOF Halkla İlişkiler mezunu ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi son sınıf öğrencisidir.
*
Kamuda Halkla İlişkiler Uzmanı olarak çalışmaktadır.
*
Evli ve bir çocuk annesidir.
*
Tekerlekli Sandalye kullanıyor olmasına rağmen sosyal hayatın içinde aktif olarak yer almakta ve kendi gibi engelli arkadaşlarına yardımcı olma gayretiyle birçok sosyal doku projesi içerisinde yer almaktadır.
Reklam
 
Emine Zaimoğlu Yapıcıer
 
Emine Zaimoğlu Yapıcıer 21/12/1971 doğumlu. Nişantaşı Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi resim bölümünü okudu. Resime olan düşkünlüğü çocukluk yıllarında başladı duygularını iç dünyasındaki heyecanını tuvale yansıtarak kendini ifade etti. Konuşmadan anlatabileceği hislerini mutluluğunu bazen de içindeki kaosu hayata haykırabileceği tek araç olarak gördü. Asrın çocuk evinde iki dönem resim öğretmenliği yaptı. Türkiye genelinde yapılan resim yarışmasında okuluna birçok ödül kazandırdı.
*
% 60 görme kaybı yaşayınca hayata ve tüm çevreye küstü ,onu tuvale bağlayan yegane neden doğanın renklerini silik görmek hissettiği en kötü duyguydu. Çok değerli arkadaşlarının ve ailesinin yardımıyla seramik yapmaya başladı. Bu yeniden hayata başlamanın ilk adımı oldu.
*
Birleşik Fon Bankasında çalışan Emine Zaimoğlu hem iş hayatındaki başarısı hem de hafta sonları kendi geliştirdiği yöntemle resim yaparak tüm olumsuz düşünceleri yok edileceğinin bir örneği olarak kendini gösteriyor.
*
Hayatta başarılamayacak hiçbir şey yoktur sadece yaşamı sevmek gerekir diyen sanatçının asıl amacı resimlerin satılıp; bunların gelirini görme engelli olan sağlığına kavuşabilecek maddi durumları olmayan ailelere yardım edebilmek.…
*
”Bir kitapta sen oku” kampanyasında kendi seslendirdiği şiir,hikaye ve makaleleri bulunan sanatçı tüm duyarlı insanlara seslenerek ”bir kitapta sen oku” kampanyasına davet ediyor..
 
Bugün 12 ziyaretçi (73 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Engelliler ve Yaşam