Bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama ilkokul yıllarımda bana gelen kitaplar en son bakılanlar arasındaydı. Mendil kalem kutusu (özellikle bir balık kalem kutum vardı ki o her şeye değerdi) saç tokası , bebek gibi hediyeler ön planda olurdu. Ha... birde bol resimli kaygan kuşe kağıdına basılmış pırıl pırıl HEİDİ kitapları hariç ...
Çocukluğumdan bu yaşıma yaklaşık otuz seneden beri sakladığım ve benim için çok değerli olan Heidi kitaplarına baktığımda kendi kişiliğimi onun sayesinde oturtmuşum.
Yedi çocuklu bir ailenin en küçük ferdiydim. Ablalarım ve ağabeylerim vardı ama benimle ilgilenecek birini bulamadım . Babamdan her cuma günü (bu dergi her cuma günleri gazete bayilerinde yerini alırdı ). Yanına gider paramı isterdim ne çok, ne de az derginin fiyatı neyse o... o dönemlerde dergi altı liraydı
Saçlarım uzun küllü kumral ve kimsenin yardımı olmadan kendi ördüğüm arkasını göremediğim için düzgün ayıramadığım ama kendimce çok güzel bulduğum saçlarımla ve bahçıvan kotumla ( illa paçası üç kez katlanacak ) ayağımdaki çorabımın birini tam dizime kadar çekip diğer eşini salaş bıraktığım ayakkabılarımın arkasına basarak merdivenleri sekerek inen bıcır bıcır bir kızdım.
İçimdeki inanılmaz neşeyle gazetecinin yolunu tutardım birde şarkı mırıldanırdım okulda öğrendiğim yeni bir şarkıysa demeyin keyfime...
İnce sekiz sayfalık dergiyi elime Heidi’nin dağlarda çizilmiş o kayık ağzını ve o mutlu gülüşünü gördüğümde benimde yüzümde kocaman bir mutluluk belirirdi.
Her çocuk içinde saflığıyla büyür,o saflık çıkarlar ön plana çıkmaya başladığında kimlik değiştirmeye başlar bu çıkarlar nedir? Ailenin seni yetiştirme tarzı, senin çevrendeki arkadaşlarından etkilendiğin yönler, senin toplumda bir yer edinme çabası sonucunda çıkan aptalca bir duygunun oluşması....aptalca diyorum çünkü biz büyüdükçe beynimiz aslında küçülüyor çıkarlar ön planda oluyor...
Kişinin okuduğu kitap kişiyi ele verir...ben çocukluğumdan beri peri, prenses masalları, cadılar, kaf dağında yaşayan yeşil suratlı canavarları hiç sevmedim...hayal gücü bu olmamalı hayalini gerçekçi seçmelisin yoksa kırklı yaşlarda da olsan hala seni ayakta uyutmasını çok iyi bilirler. Birde bana hep itici gelen kuklalar olmuştur; hani sonradan gerçek bir çocuk olan pinokyo’yu hiç sevmem ... İçindeki konu yalanı anlatsa da yalanın ne kadar kötü olduğunu yansıtsa da o hikayeyi yazan ve dünya klasikleri arasına koyanı hiç anlayamayacağım . Her çocuk her ünlü klasikleri sevmek zorunda değildir o konulardan ders almak zorunda da değildir..
Hani vardır ya bazı aileler.. kendilerini tanıyamamışlardır da çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek ister ama birileri ile yarış ederek...
Biz çocuklarımızı özgür yetiştiriyoruz..sen acaba özgürlüğün ne anlama geldiğini biliyor musun bakalım..
‘’ bu kitap çok güzelmiş oku bak şunun oğlu-kızı okumuş bir anlattılar çok zekiler’’ benim çocukluğum cidden çok güzel geçti çünkü o kalabalık ailenin içinde beni kimse yönlendirmedi...her biri kendiyle meşguldü...
Annem akşama kadar yemek pişiren evi temizleyen ve devamlı yatılı gelmeyi adet haline getiren akrabalardan beni sevip okşayacak zamanı çok az olmuştur.. Babam sanırım onu sadece para olarak gördüm(!) kendi bir var...bir yok.....Ablalarımdan biri evliydi ve iki çocuğuyla yılın on ayı bizde kalırdı en çok eniştemi ablamı almaya geldiğinde bize getirdiği pişmaniye için çok severdim...evin en küçüğü ben değil yiğenlerimdi...en büyük ablam nişanlılık döneminde özenerek izlediğim biriydi saçlarını papatya suyuyla açar balkonda güneşin altında kuruturdu. Arkadaşları geldiğinde onların kahkahası onların şık şık giyimleri ve makyajları zihnimden gitmeyen çok güzel anlardır...Ağabeyimin kuş sevdasından odasına girilmezdi.odasında kuş sesleri , bir yandan kocaman akvaryumu, sonradan balkonumuza tavşan misafir gelince anlayacağınız farklı bir yelpazenin parçasıydı. Odası oda değil de hayvanat bahçesiydi sonradan sokaktan bir kedi yavrusunu da ben aileye sokunca ve bir kuş kafesine koyunca işler biraz karışmıştı ...şu bir gerçek hayvanı sevmeyen insanıda sevmez. Ağabeyim benim için farklı biriydi sevecen kalp kırmayan aldığını paylaşan...odasındaki onca hayvanla yatınca verem olmuş uzun bir süre görüşememiştik. Heybeli adada uzun zaman hastanede kalmıştı...Diğer ağabeyim ise üç kağıtçının biriydi benim paramla sinemaya götürür kendine bilet alır yanında da beni gösterip’’bu filmin yarısında çıkacak abla ‘’diyen ortanca ablamla kavgaları meşhur olan yiğit delikanlıydı(!) evin en yaramaz çocuğu unvanını ondan başkası alamadı ...benden bir büyük ablam ise öyle renkli bir kişilikti ki(!) yelpazenin en renkli parçasıydı... 5. sınıfa gidiyorum diyerek 4. sınıfı tekrar okumasına rağmen tüm aileyi uyutan harika bir çocuk ...bunu kimse beceremez inanılmaz rol kabiliyeti olan bir desteği olsaydı şimdi tüm Türkiye’nin, Adile teyzesi olacak bir kişilikti..sapsarı saçları ve o güzel masum güzelliği anne babanın bu kadar çocuğa bu kadar ilgi damgasını vurmuyor mu?....
Ben Heidi kitaplarını odamda sesli okumayı çok severdim. Seslendirme yapmayı o dönemlerde keşfetmiştim kendimde ama o dönemlerde biraz cırtlak bir ses tonuyla okurdum..Heidi’nin kişiliğini içime sindirmiştim yalansız masum her şeyi mutlu gören.en çok Heidi’yi okuduğumda bir elimde salatalık bir elimde ekmek yemek en büyük keyifti benim için... Bence sizde bir deneyin sadece ekmek ve salatalığın o müthiş tadı....ama tek bir püf noktası var Heidi kitabınız yoksa bu tat eksik olur...
Çocukluğumuzda yaşadığımız çok renkli bir dünyadan somurtan insanların içine girmeye başladığımızda en güzel yılların geçmiş yıllarda olduğunu görüyor insan....
Geçmişimiz her zaman yaşanan en güzel yıllardır ...
Heidi benim hayat çizgimde olumlu yönlendiren bir kahramanımdır.onun saflığı özgürce dağlarında yalın ayak koştuğu içindeki doğası ....ben onun bir çizgi kahraman olduğuna inanmıyorum mutlaka zamanında böyle yaşamış gerçek bir kişi var diye düşünüyorum.. bunu yazan böyle bir kız tanımıştır mutlaka yada kendini yazmıştır .gerçek olan cadıların içinde yer almadığı gerçek bir yaşam nasıl insanca yaşayacağımızı bize öreten harika ötesi bir kitap...teşekkürler sana JOHANNA SPYRİ ....
Can dostlarım en güzel hediyeyi sizlerde zamanında okuduğunuz ve unutmadığınız kitaplarınızdır mutlaka...
Sevgiyle kalın tüm can dostlarım.... |