Engelliler ve Yaşam
   
 
  Seçenekler... Siz olsaydınız ne yapardınız?

SEÇENEKLER... SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

 

Sevgili Avrasya Haber Ajansı okurları, arkadaşlarım, dostlarım, Kurban Bayramınız kutlu olsun, sevdikleriniz ve sizi sevenlerle nice bayramları sağlık ve mutlukla geçirmenizi temenni ediyor, sizlerle bu bayram gözlerinizi nemlendirecek fakat etrafınıza daha dikkatli bakmanızı sağlayacak bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. 

---------------------------------------------------------

Seçenekler Ne yapardınız?. ...kararı siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok. Yine de okuyun.

 

Sorum şu: Ayni kararı siz verir miydiniz? Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula ve kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu:

"Dışarıdaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa her şeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Akın, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildiklerim gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gerekenler şeyler nerede?"

 

Bu soru karsısında dinleyiciler sessiz kaldılar. Baba devam etti. "Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Akın gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor."

 

Ve sonra aşağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı:

 

Akın ve babası bir gün parkta Akın’ın tanıdığı birkaç çocuğun Amerikan basketbol oyunu oynadıklarını gördüler. Akın sordu,

"Acaba oynamama izin verirler mi?"
Akın'ın babası çoğu çocuğun Akın gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama ayni zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu. Akın'ın babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla bir şey beklemeyerek) Akın’ın oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk söyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra

"Su anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım" dedi.

 

Akın büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım tişörtünü giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Akın’ın takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Akın eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babası ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.

Dokuzuncu turun sonunda Akın'ın takımı yine puan kazandı. Simdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma sansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Akın'a gelmişti. Bu noktada Akın'ın vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir  hamleyle Akın'a sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme sansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Akın sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu. Ama Akın sahaya çıktığında top atici, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Akın'a bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Akın’a doğru fırlattı. İlk topa Akın zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Akın'a doğru attı. Akın sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu. Oyun şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına kolaylıkla atabilecek ve Akın'ı sobeleyerek oyunu bitirebilecekti. Ama atici topu aldı ve ilk kaledeki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı. Tribünlerdeki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, "Akın, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!"

 

Akın hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü. Herkes bağırmaya devam etti, "İkinci kaleye koş,ikinci kaleye koş" Nefes nefese Akın zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Akın ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ... takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma sansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top aticisinin niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı. Herkes bağırıyordu, "Akın, Akın, Akın, bütün yolu koş Akın" Karşı takımdan birinin yardim ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Akın üçüncü kaleye koşabildi, "Üçüncüye koş! Akın, üçüncüye koş!" Akın üçüncüye gelirken diğer takımdaki çocuklar ve seyirciler ayağa kalkmışlardı ve bağırıyorlardı, "Akın, hepsini koş! Hepsini koş!" Akın hepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı. "O gün", dedi babası, gözlerinden yaslar aşağıya doğru süzülerek, "iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi basardılar".

 

Akın bir sonraki yaza yetişemedi. O kış öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini, ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı.

 

Hepimizin bir farklılık yaratabileceğimiz inancını taşıyor. Hepimizin her gün binlerce fırsatı olabiliyor "doğal olan şeyleri" gerçekleştirmek için. Bilgin bir adam bir zamanlar demiş ki: her toplum, kendilerinden daha az şanslı olanlara nasıl davrandığıyla değerlendirilir.

 

Şimdi sizinde iki seçeneğiniz var:

1-     Bu yazıyı okuduktan sonra unutmak.

2-     Hayatını sizden farklı yaşayanları düşünmek onlar için bir şeyler yapmaya çalışmak.

 

Saygılarımla,

 

Selma GÜRBEY TAŞDELEN

 

18.12.2007

 






Selma Gürbey Taşdelen
 
17.10.1970 İstanbul/Şişli doğumlu Selma Gürbey Taşdelen, 1983 yılında geçirdiği ameliyat sonucu, ortaokul son sınıfa geçtiği yıl %80 engelli olmuştur.
*
Engellerden dolayı okulu yarım bırakmak zorunda kalmıştır. Fakat 1995 yılından sonra iş hayatının içine girmiş, çalışırken bir yandan da dışarıdan okulunu okumuştur.
*
Anadolu Üniversitesi AOF Halkla İlişkiler mezunu ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi son sınıf öğrencisidir.
*
Kamuda Halkla İlişkiler Uzmanı olarak çalışmaktadır.
*
Evli ve bir çocuk annesidir.
*
Tekerlekli Sandalye kullanıyor olmasına rağmen sosyal hayatın içinde aktif olarak yer almakta ve kendi gibi engelli arkadaşlarına yardımcı olma gayretiyle birçok sosyal doku projesi içerisinde yer almaktadır.
Reklam
 
Emine Zaimoğlu Yapıcıer
 
Emine Zaimoğlu Yapıcıer 21/12/1971 doğumlu. Nişantaşı Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi resim bölümünü okudu. Resime olan düşkünlüğü çocukluk yıllarında başladı duygularını iç dünyasındaki heyecanını tuvale yansıtarak kendini ifade etti. Konuşmadan anlatabileceği hislerini mutluluğunu bazen de içindeki kaosu hayata haykırabileceği tek araç olarak gördü. Asrın çocuk evinde iki dönem resim öğretmenliği yaptı. Türkiye genelinde yapılan resim yarışmasında okuluna birçok ödül kazandırdı.
*
% 60 görme kaybı yaşayınca hayata ve tüm çevreye küstü ,onu tuvale bağlayan yegane neden doğanın renklerini silik görmek hissettiği en kötü duyguydu. Çok değerli arkadaşlarının ve ailesinin yardımıyla seramik yapmaya başladı. Bu yeniden hayata başlamanın ilk adımı oldu.
*
Birleşik Fon Bankasında çalışan Emine Zaimoğlu hem iş hayatındaki başarısı hem de hafta sonları kendi geliştirdiği yöntemle resim yaparak tüm olumsuz düşünceleri yok edileceğinin bir örneği olarak kendini gösteriyor.
*
Hayatta başarılamayacak hiçbir şey yoktur sadece yaşamı sevmek gerekir diyen sanatçının asıl amacı resimlerin satılıp; bunların gelirini görme engelli olan sağlığına kavuşabilecek maddi durumları olmayan ailelere yardım edebilmek.…
*
”Bir kitapta sen oku” kampanyasında kendi seslendirdiği şiir,hikaye ve makaleleri bulunan sanatçı tüm duyarlı insanlara seslenerek ”bir kitapta sen oku” kampanyasına davet ediyor..
 
Bugün 12 ziyaretçi (82 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Engelliler ve Yaşam